Geleneksel dil uygulamaları dilbilgisiyle başlar, bu da öğrenmeyi engelleyen stres yaratır. Babbly ise doğrudan gerçek konuşmalarla başlar; hemen günlük hayatta kullanabilirsiniz ve dilbilgisi de tıpkı çocukken ana dilinizi öğrendiğiniz gibi doğal şekilde gelişir.
Size seviyenize mükemmel şekilde uygun, kısa ve pratik konuşmalar sunuyoruz. Soyut dilbilgisi dersleri yok—yalnızca gerçek yaşantınızda gerçekten karşılaşacağınız durumlar: kahve siparişi vermek, yol sormak ya da yeni arkadaşlarla sohbet etmek gibi.
Her konuşmada geçen kelimeleri ve ifadeleri, detayları ezberlemeye ya da dilbilgisi kurallarını anlamaya çalışmadan öğrenin. Tıpkı bir çocuğun yetişkinleri dinlerken yaptığı gibi, beyninizin dilin kalıplarını ve ritmini doğal olarak özümsemesine izin verin.
Babbly'nin SRS™ sistemi ile konuşmalardan öğrendiğiniz en önemli kelimeleri bilimsel olarak en uygun aralıklarla tekrar ederek uzun süreli hafızanıza kazandırırsınız.
Sessiz anlarınızda, Alpha Wave Learning™ özelliğimizi kullanarak beyninizin rahat bir şekilde dilin seslerine ve kalıplarına alışmasını sağlayın—baskı yok, analiz yok, sadece hafif bir maruz kalma.
Kendinizi daha rahat hissettikçe yeni konuşmalar ekleyin. Her yeni konuşma sayesinde hem kelime dağarcığınız gelişir hem de daha karmaşık dil kalıplarını doğal olarak edinirsiniz.
Anında Pratik Fayda: Her konuşma, gerçek hayatta hemen kullanabileceğiniz kelime ve ifadeleri size öğretir—ilk kez gerçek bir konuşma yapmak için aylarca beklemeniz gerekmez.
Düzenli Kelime Artışı: Her konuşmada 10-15 faydalı kelime yer alır. Haftada sadece 2 konuşma çalışarak 3 ayda 200-360 pratik, konuşmaya hazır kelime biriktirmiş olacaksınız.
Doğal Dilbilgisi Edinimi: Kural ezberlemek yerine, doğal dil kullanımına sık sık maruz kalarak doğru dilbilgisini sezgisel olarak kazanmaya başlarsınız.
Özgüven Gelişimi: Başarılabilir seviyelerdeki konuşmalarla başlamak, klasik dilbilgisi ağırlıklı yöntemlerde olduğu gibi korku ya da tedirginlik yaratmak yerine size motivasyon ve özgüven kazandırır.
Stephen Krashen'ın Edinim-Öğrenme Varsayımı (1982):
Krashen’ın çığır açıcı araştırması, iki tamamen farklı süreci ayırmıştı:
Kritik bulgu: Sadece dil edinimi, akıcı ve doğal dil kullanımını sağlar. Öğrenme sizi sınavlardan geçirir, ama edinim sizi gerçekten konuşabilir kılar.
Comprehensible Input Theory (i+1):
Dil, en verimli şekilde öğrenenin seviyesinden biraz daha zor, ama aşırı karmaşık olmayan uyaranlarla kazanılır. Konuşmalar bu “tatlı noktayı” daima sunar.
Kortizol ve Hafıza Oluşumu:
Stanford Üniversitesi'nden Dr. Robert Sapolsky'nin araştırmaları, stres hormonlarının hafıza oluşumunu nasıl engellediğini kapsamlı şekilde gösteriyor. Öğrenciler dilbilgisi kuralları hakkında strese girdiklerinde, artan kortizol seviyeleri yeni dil bilgisinin kalıcı hafızaya geçişini gerçekten engelliyor.
Affective Filter Varsayımı:
Krashen’ın araştırması; kaygı, stres ve özgüven eksikliği gibi duygusal faktörlerin bir “etken filtre” oluşturarak dil edinimini durdurduğunu gösterdi. Klasik dilbilgisi temelli öğretim bu filtreyi yükseltirken, konuşma temelli yöntem onu düşürür.
Dil Öğreniminde Beden Farkındalığı:
Beden farkındalığı araştırmaları, dilin anlamlı bağlam ve deneyimlerle birleştiğinde çok daha iyi öğrenildiğini gösteriyor. Konuşmalar, beynin daha güçlü ve kolayca erişilebilen hafıza bağlantıları kurmasına yardımcı olan zengin bir bağlam sunar.
Kural Ezberlemek Yerine Desenleri Tanımak:
İnsan beyni desen tanımada çok iyidir; fakat gerçek zamanlı iletişimde kural düşünerek hareket etmekte zorlanır. Konuşmalar doğal olarak kalıp edinimi sağlar, dilbilgisi odaklı çalışma ise verimsiz bilinçli işlemeyi tetikler.
Input Hypothesis Araştırmaları:
Pek çok çalışma, seviyenin biraz üzerinde anlamlı dil kullanımının—açık dilbilgisi öğretimine kıyasla—dil edinimi için çok daha etkili olduğunu gösteriyor.
Natural Order Hypothesis Araştırmaları:
Araştırmalar, dilbilgisi yapıların doğal ve tahmin edilebilir bir sırayla edinildiğini ve bunun öğretimle kayda değer biçimde değiştirilemeyeceğini kanıtlamıştır. Konuşma temelli öğrenme bu doğal ilerlemeye uyum sağlar.
Monitor Hypothesis Doğrulaması:
Dilbilgisini bilinçli şekilde kullanmaya aşırı güvenmek (“monitor” kullanımı), konuşmanın doğallığını ve akıcılığını azaltır, konuşmacıyı duraksatır.
Bilişsel Yükü Azaltmak:
Çocuklardan farklı olarak, yetişkinler mevcut genel kültürlerinin ve iletişim becerilerinin avantajını kullanabilir. Konuşmalar bu güçlü yanlara hitap ederken, dilbilgisi çalışmaları bunları tamamen göz ardı eder.
Anlamlı Öğrenme Bağlamı:
Yetişkin beyni anlamlı, uygulanabilir bilgiler ister. Konuşmalar hemen pratik bir değer sunarken, izole dilbilgisi kuralları gerçek iletişimden kopuk ve soyut gelir.
Anında İlerleme ile Motivasyon:
Konuşmalar, ilk günden itibaren anlamlı şekilde iletişim kurmanıza olanak tanır; böylece motive olursunuz ve uzun vadeli öğrenme bağlılığınız güçlenir.